Lozan Barış Antlaşması ve Maddelerin Yorumlanması

Veli Kuzu tarafından 18 Ekim 2008 tarihinde yazılmıştır.
65 Yorum

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI
(24 TEMMUZ 1923)
Mudanya Ateşkes Antlaşmasının imzalanmasından sonra barış görüşmelerinin başlamasına karar verilmiştir.TBMM Konferansın Türkiye’de yapılmasını istemesine rağmen,İtilaf devletleri görüşmelerin tarafsız bir ülkede yapılması gerektiğini belirtmişlerdir.Sonuç olarak da İsviçre’nin Lozan şehri konferans için uygun görülmüştür.

Lozan Antlaşması
TBMM bu konferansa çok önem vermekteydi. Çünkü hem I.Dünya Savaşının hem de Kurtuluş Savaşının sonuçlandırılacağı çok yönlü bir antlaşma imzalanacaktı.Bu antlaşma aynı zamanda yeni bir devletin dünya devletleri arasında saygınlığını kabul ettireceği bir belge özelliğini de taşımaktaydı.
Lozan görüşmelerine hazırlıklar yapılırken saltanatın kaldırılması konusu gündeme gelmiş ve TBMM’de büyük tartışmalara neden olmasına rağmen 1 kasım 1922’de saltanat kaldırılmıştır.Böylece TBMM heyeti Türkiye’nin tek temsilcisi olarak konferansa katılmıştır.Fakat TBMM heyetinin başkanı konusunda da geçici bir sorun yaşanmıştır.Mecliste bir çok tecrübeli siyasetçi olmasına rağmen,bir çoğu yıllarca padişah için çalışmış olmaları nedeniyle Mustafa Kemal Paşa tarafından heyet başkanı yapılmak istenmemişlerdir.İsmet Paşa bu konuda çok tecrübeli olmamasına rağmen Mudanya Ateşkes Antlaşmasında başarılı olmuş ve TBMM’ye sadakatini kanıtlamıştı.Bu nedenle Mustafa kemal Paşanın da onayıyla İsmet Paşa Lozan’a gidecek olan TBMM Heyetinin başkanlığına getirilmiştir.
TBMM Heyetinin Lozan’daki Amaçları:
• Misak-ı Milli’yi gerçekleştirmek
• Türk topraklarında bir Ermenistan kurulmasını önlemek
• Kapitülasyonları kaldırmak
• İtilaf Devletleriyle TBMM arasında olan sorunları çözmek
• Yeni Türk Devletinin tanınmasını sağlamak
Konferansa Katılan Devletler:
Konferansı toplayan devletler İngiltere Fransa İtalya ve Japonya idi.Bu nedenle TBMM’yi konferansa bu devletler davet etmişlerdi.İngiltere Fransa ve İtalya Sevr antlaşmasını onaylatarak Ortadoğu’da toprak sahibi olmak istiyorlardı.Japonya ise bu devletleri destekleyerek ekonomik kazanç sağlamayı Boğazlar konusunda ve dünya siyasetinde daha etkili olmayı hedeflemiştir.
Lozan görüşmelerin tamamına katılan diğer devletler de Yunanistan Yugoslavya ve Romanya’dır.
ABD I.Dünya Savaşında İtilaf devletlerinin yanında savaşa girmiş olmasına rağmen Lozan barış Antlaşması görüşmelerinde “gözlemci” sıfatıyla bulunmuştur.
Sovyet Rusya ve Bulgaristan ise sadece Boğazlar konusu görüşülürken konferansa çağırılmışlardır.
Görüşmelerin Kesintiye Uğraması ve Tekrar Başlaması
Lozan Barış görüşmeleri 20 Kasım 1922’de başlamıştır.Bu görüşmelerde TBMM,kapitülasyonlar İstanbul’un boşaltılması Musul ve Ermeni Devleti konularında hiçbir ödüne yanaşmamıştır.Çok sert ve gergin bir ortamda geçen bu görüşmeler her iki tarafında ödün vermemesi nedeniyle 4 Şubat 1923’te kesilmiştir.Türk heyeti bu görüşmelerde Ermeni Devleti ve kapitülasyonlar konularında kesinlikle ödün vermemiştir.
Lozan Barış görüşmelerinin kesilmesi yeniden savaş yapma ihtimalini ortaya çıkarmıştır.Fakat arabulucuların karşılıklı ikna etme çalışmaları sonucunda heyetler Lozan’da 23 Nisan 1922’de yeniden görüşmelere başlanmıştır.
İlk tur görüşmeler kesintiye uğradığı sırada ilk TBMM yasal süresini doldurmak üzereydi.Üstelik Saltanatın kaldırılması nedeniyle iyice yıpranmıştı.Bu nedenle ikinci tur barış görüşmeleri henüz başlamadan 1 Nisan 1923’te TBMM yeni seçimler yapılması için tatil edilmiştir.Bu sırada ikinci tur barış görüşmeleri başlamış bu görüşmelerde de TBMM2yi İsmet Paşa başkanlığında bir heyet temsil etmiştir.
23 Nisan 1923’te başlayan bu görüşmeler 24 Temmuz 1923’te antlaşma imzalanarak son bulmuştur.
Görüşülen Konular Ve alınan Kararlar
Sınırlar
Suriye Sınırı:
20 Ekim 1921’de Fransa ile imzalanmış olan Ankara antlaşmasındaki sınırlar kabul edilmiştir.
Yorum:
Böylece Lozan antlaşmasında Hatay sınırlarımız dışında kalmıştır.Fakat 1936’dan sonra Hatay ile ilgili görüşmeler yeniden başlamış,1939’da ise Hatay’ın Türkiye’ye bağlanması sağlanmıştır.

Irak Sınırı:
Musul-Kerkük bölgesindeki sınır anlaşmazlığı nedeniyle bu sınır belirlenememiştir.Ancak İngiliz Hükümeti ve TBMM Hükümeti arasındaki ikili görüşmelerle en geç dokuz ay içinde sınırın kesinleşmesi karara bağlanmıştır.

Yorum:
Lozan antlaşmasında belirlenemeyen tek sınır Irak sınırı olmuştur.Bu konu ile ilgili olarak Lozan antlaşmasından sonra İngiltere ile Türkiye arasında görüşmeler sürdürülmüş ve 1926’da imzalanan Ankara antlaşmasıyla Musul İngiltere’de kalmak kaydıyla Irak sınırı çizilmiştir.

Batı Sınırı:
Trakya’daki Yunan sınırı Mudanya Ateşkes antlaşmasındaki şekliyle Meriç ırmağı sınır alınarak çizilmiştir. Fakat buna ek olarak savaş tazminatı karşılığında Yunanistan Karaağaç’ı Türkiye’ye bırakmıştır.
Ege Denizinde ise Gökçeada(İmroz) ve Bozcaada’nın Türkiye’de kalması diğer adaların ise silahsızlandırılmak koşuluyla Yunanistan’a bırakılması kararlaştırılmıştır.
Yorum:
Böylece Yunanistan ile günümüzde geçerliliğini koruyan sınırımız belirlenmiştir.Bütün çabalara rağmen Balkan savaşlarında kaybetmiş olduğumuz Batı Trakya ve Ege adaları geri alınamamıştır.Trablusgarp savaşı sırasında İtalya tarafında işgal edilmiş olan Oniki ada Lozan Antlaşması ile İtalya’ya bırakılmıştır.Ancak İtalya II.Dünya Savaşından sonra 1947’de Oniki adadan çekilince Avrupalı devletlerin aldığı kararla Oniki Ada da Yunanistan’a verilmiştir.

Kapitülasyonlar:
Yabancı devletlerin vatandaşlarının Osmanlı Devletinden kazandıkları her türlü ekonomik ayrıcalıklar Lozan Antlaşması ile sona ermiştir.
Yorum:
İlk tur görüşmelerde olduğu gibi TBMM Heyeti son görüşmelerde de bu konuda taviz vermemiştir.Bu konu İtilaf Devletlerinin karşı çıkmalarına rağmen TBMM’nin istediği şekilde sonuçlanmıştır.Böylece TBMM ekonomik alanda da bağımsızlığını kabul ettirmeyi başarmıştır.

Savaş Tazminatı:
Kurtuluş Savaşında Anadolu’da büyük bir yıkım gerçekleştirmiş olan Yunanistan’ın Türkiye’ye savaş tazminatı ödemesi kararlaştırılmıştır.Ancak Yunanistan’ın ekonomik sıkıntıları nedeniyle bu borcunu ödeyemeyeceği anlaşıldığı için tazminat karşılığı olarak Karaağaç’ın Türkiye’ye verilmesi kararlaştırılmıştır.
Yorum:
Böylece I.Dünya Savaşının başında Osmanlı Devletinin elinde olmayan Karaağaç Lozan antlaşması ile Türkiye’ye bırakılmıştır.

Dış Borçlar:
Osmanlı Devletinin 1854’ten beri almış olduğu dış borçlar I.Dünya Savaşı sonunda ödenemez hale gelmiştir.TBMM Heyeti bu borçların bir kısmını ödemeyi kabul etmiştir.Bu borçlar Osmanlı devletinden ayrılmış olan devletler arasında paylaşıldıktan sonra Türkiye’nin payına kalan borçların taksitler halinde Türk Lirası veya Fransız Frangı olarak ödenmesine karar verilmiştir.Böylece Düyun-u Umumiye İdaresi yani Genel Borçlar Yönetimi’de kaldırılmıştır.
Yorum:
Bu konu Lozan antlaşmasından sonra özellikle Fransa ile Türkiye arasında problem olmuş fakat sorun yine Türkiye’nin istediği şekilde çözümlenmiştir.
Borçların Osmanlı Devletinden ayrılan devletler arasında paylaştırılması Türkiye’yi daha büyük bir borç ödeme yükünden kurtarmıştır.
Dış borçlar idaresinin kaldırılması Osmanlı ekonomisinin bağımsızlığını kazanmasında önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Boğazlar
Akdeniz ile Karadeniz arasında en önemli stratejik noktalar olan Boğazlarla ilgili olarak şu kararlar kabul edilmiştir:
• Boğazlar başkanlığını bir Türk’ün yapacağı uluslar arası bir komisyon tarafından yönetilecektir.
• Boğazların her iki yakasında yaklaşık 20 Kilometrelik alan silahtan ve askerden arındırılacaktır.
• Ticaret gemileri Boğazlardan serbestçe geçebilecektir.
• Savaş gemilerinin geçişi zaman ve tonaj bakımından sınırlandırılacaktır.
• Boğazlara bir saldırı olursa Milletler cemiyeti’nin kararıyla gerekli önlemler alınabilecektir.
Yorum:
1841 Londra Boğazlar sözleşmesinden itibaren Avrupalı devletlerin de söz hakkı kazandığı Boğazlar sorunu böylece netleşmiştir.
Boğazlar Komisyonunun varlığı Türkiye’nin bağımsızlığına ve hakimiyetine gölge düşürmüştür. Boğazların silahsızlandırılması güvenlik sorunlarını ortaya çıkarmıştır.Bu durum II.Dünya Savaşı öncesinde Boğazların Almanya ve İtalya tarafından işgal edilme ihtimali ortaya çıkmıştır.Bu nedenle Boğazlar konusu daha sonra tekrar gündeme getirilmiş 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar sözleşmesiyle yeni bir düzenleme yapılmıştır.

Ermeni Sorunu:
Daha önce Doğu Anadolu’da kurulması kararlaştırılmış olan Ermeni Devletinden vazgeçilmiştir.
Yorum:
İtilaf Devletleri böylece Doğu Anadolu’nun tam anlamıyla bir Türk yurdu olduğunu kabul etmişlerdir.

Azınlıklar:
Azınlıkların ayrıcalıkları kaldırılmış Türk vatandaşlarına tanınan bütün haklardan eşit şekilde yararlanmaları sağlanmıştır.
Yorum:
Böylece Avrupalı devletlerin Türkiye’nin iç işlerine karışmaları önlenmiştir.

Nüfus Mübadelesi:
Türkiye’de İstanbul dışında yaşayan Rumların Yunanistan’a gönderilmesi kararlaştırılmıştır.Buna karşılık Yunanistan’da batı Trakya dışında yaşayan Türklerin ise Türkiye’ye gönderilmesi kararı alınmıştır.
Yorum:
Böylece İstanbul’daki Rumların ve Batı Trakya’daki Türklerin yasal hakları da korunmuştur.Türkiye’de azınlık sorunlarının kesin olarak çözümlenmesi amaçlanmıştır.Fakat Yunanistan İstanbul’da daha fazla Rum bırakmak istediği için farklı uygulamalar gerçekleştirmiş bu nedenle bu konu yeniden sorun olmuştur.

Yabancı Okullar
Türkiye’de Yabancı okulların öğreniminin Türk Hükümeti tarafından düzenlenmesi ve buna saygılı olunması kararlaştırılmıştır.
Yorum:
Böylece eğitimde birlik ve eşitlik sağlanması amaçlanmış bu okullardaki eğitim kontrol altına alınarak dini ve siyasi içerikli eğitim yapmaları engellenmiştir.Bu konu daha sonra Fransız ve Vatikan ile Türkiye arasında tekrar sorun haline gelmiştir.

İstanbul’un Durumu:
Lozan antlaşmasının TBMM tarafından onaylanmasından altı hafta sonra İtilaf Devletlerinin ordularının İstanbul’u boşaltmaları kabul edilmiştir.
Yorum:
Bu karara uyan İtilaf Devletleri kuvvetleri 6 Ekim 1923’te İstanbul’u terk etmişlerdir.

Patrikhane:
Dünya’daki bütün Ortodoksların dini merkezi konumundaki Patrikhanenin siyasi yetkilerden arındırılması kaydıyla İstanbul’da kalması kararlaştırılmıştır.

Lozan Antlaşmasının Yürürlüğe Girmesi
Lozan Barış antlaşması İtilaf devletleri Heyeti ile TBMM Heyeti arasında 24 Temmuz 1923’te imzalanmıştır.Fakat yürürlüğe girmesi için TBMM tarafından da onaylanması gerekliydi.İlk TBMM 1 Nisan 1923’te seçim yapılması için kapanmış olduğundan seçimler sonuçlanana kadar beklenmiştir.11 Ağustos 1923’te çalışmaya başlayan ikinci TBMM’nin gerçekleştirdiği ilk faaliyetlerden biri Lozan Barış Antlaşmasının onaylanmasıdır.Lozan görüşmelerinin Türkçe metinlerinin hazırlanıp görüşülmesinin ardından TBMM 23 Ağustos 1923’te antlaşması onaylamıştır.

Sonuçları:
• Yeni Türk devletinin varlığı uluslar arası alanda tanınmıştır.
• Kurtuluş savaşının askeri zaferleri böylece siyasi bir zafer haline gelmiştir.
• Lozan antlaşması I.Dünya Savaşını bitiren antlaşmalar içinde en uzun süre varlığını sürdüren antlaşmadır.Günümüzde hala geçerliliğini korumaktadır.
• Sevr antlaşması yerine Lozan antlaşması yürürlüğe girmiştir.
• Sömürge altında yaşayan milletlere örnek teşkil etmiştir.

EtiCanlar: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
  • FriendFeed'de Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
    1. gizem diyor ki:

      Sonuçları:
      • Yeni Türk devletinin varlığı uluslar arası alanda tanınmıştır.
      • Kurtuluş savaşının askeri zaferleri böylece siyasi bir zafer haline gelmiştir.
      • Lozan antlaşması I.Dünya Savaşını bitiren antlaşmalar içinde en uzun süre varlığını sürdüren antlaşmadır.Günümüzde hala geçerliliğini korumaktadır.
      • Sevr antlaşması yerine Lozan antlaşması yürürlüğe girmiştir.
      • Sömürge altında yaşayan milletlere örnek teşkil etmiştir.
      (çiçek sanırım bu biraz yardımcı olur)

    2. gizem diyor ki:

      arkadaslar bana lozan barıs antlasmasında çözume kavusturulmus ve kovusturulamamıs konular gerekiyor çok acil lütfen

    3. HBK diyor ki:

      ya türkiyenin çöküntüye uğraması an meselesi artık iç ve dış tehtitler çok büyüdü geri dönülmez bir yola girdik bile diyebilirim bu yoldan dönmenin tek bir yolu var MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK!!!!

    4. Tekin diyor ki:

      yeni devleti biz kendimiz için kurduk.amacımız gelişmiş ülkeleri geçmektir.Türk milleti olarak islamı herzaman koruduk ve gerektiğinde yine koruruz ama artık şunu anlayan ben gidipte o tembel araplar için hayatımı mahfedemem çünkü adamların işleri güçleri beleşe yatmak gazzede okadar arap müslüman katlediliyor hangi arap ülkesi ortaya atılıyor?ırakta okadar insanı abd katleiyor hangisi ortaya atılıyor?abdnin ıraka girmesinde kim yardımıcı oldu?TC.peki şimde neden gazzeye yardım kampanyası başladı?ıraktakiler kafir gazzedekiler müslümanmı?bunların hepsi oyundur.eğer bir millet bağımsız yaşamak isterse savaşır kazanır yoksa dış ülkelerin yardımıyla kazanılan bağımsızlık bağımsızlık değildir!Türkler islamiye herzaman hizmet etmiş ama şu saatten sonra Türkiye islamiyete ancak bilim yoluyla yardım edebilir.yoksa cihad anlayışı günümüzdede değişmiştir.Cihadın amacı tüm dünyaya islamiyeti getirip tanıtmaktır.ama günümüzde bunu pekala televizyon,internet,vs teknolojik araçlarlada dyurabilir tanıta biliririz!onlar nasıl dünyaya terörist bir müslüman imajı yaratmayı bu araçlarla sağlıyorlarsa bizde tam tersini yapabiliriz yoksa silahal çıkıp hele hele bu yyda ancak yıkıma giden bir savaş olur.aklımızı kullanalımda bilimde,fende,teknolojide her alanda bunları geçelim yoksa birgün Türklükte müslümanlıkta yok edilebilme tehlikesiyle karşı karşıyayız!
      ATATÜRK zamanında ezan Türkçe okutulmuş diye o muhteşem günleri karalamayın!Kuranı kerimde kuranı kerim arapçadan başka bir lisanla okunamaz diye bir hüküm mmü var?hayır yok!ezanın amacı çağrıdır peki dili Türkçe olan bizler neden anlamadığımız bir lisanla çağrılalım?Ezanın başka bir dille okunmasını yasaklayan bir hükümmü var kuranda?hayır yok!bakın kuranda;”Eğer biz onu yabancı dilden bir Kur’an kılsaydık, diyeceklerdi ki: Ayetleri tafsilatlı bir şekilde açıklanmalı değil miydi? Arap’a yabancı dilde (kitap) olur mu?”(8)burdanda anlaşılacağı gibi kuran o böldede arapça lisan konuşulduğu için o lisanda inmiştir.Ezanda o lisanın konuşulduğu yerde ortaya çıktığı için arapçadır ama bizler arapçayı bilmiyoruz o zamanda bunların ezanın,kuranı kerimin Türkçe olması yada okutulmasında bir engel yoktur.LÜTFEN BİLİP BİLMEDEN KONUŞMAYIN!!!!

    5. Tekin diyor ki:

      FATİH birşey sorcam sen kuranı kerimi anlayarak okudunmu?

    6. erol diyor ki:

      arklr bend 49 mesut arkadsımıza katılıyorum
      lozan antlasması bıtınce turkıye daha rahata kavusacak herseyimiz rahat olucak verdıler fılan hersey dusecek inş hayırlısıyla bı antlasma bıtseydı:)

    7. eyüp diyor ki:

      erol’un dedigine katılıyorum arkadaşlar lozan barış antlaşması 2012 yılında bitmesi gerekiyor yanlış hatırlamıyorsam.işte o zaman tüm sorunlar ortadan kalkacak ve tüm dünya TÜRKİYE’ye boyun egmek zorunda kalacak şu aralar vatanımızın her köşesinde her türlü maden aramaları var sürüyor ve %100 her arama sonucunda yer altı madenleri çıkmış bulunmakta ama şuanda hiç biri işlenmiyor tabi hepsinin de işlenmesine nasip olursa az bi zaman kaldı ALLAH’da bizlere ömür verirse o günleri görürüz.
      sonuç:TÜRKİYE’nin gelecegi çok aydınlık bunu unutmayın arkadaşlar.

    8. Tekin diyor ki:

      fatih sana diyorum; her alanda iflas etmiş duyun-u umumiye adlı bir komisyonla osmanlı hazinesinin üzerine çökülmüş, toplu iğne bile üretemeyen, anadoluda ne yol, ne köprü,ne fabrika,türü bişe yapmayan; sadece hanedanlığın bulunduğu istanbulda bazı fabrikaların ve modernliğin kısmende yaşandığı, anadoluyla-istanbulun nerdeyse iki ayrı devletinmiş gibi yönetilmesi,kendini bilmez padişahların çıkıp en zor şartlarda saraylar yapması ve lale devri gibi akıl dışı eğlencelerle uğraşmaları vs. bu liste böyle sürer gider böyle iflas etmiş bir devleti yaşatmaya çalışmak tamamen akıl dışıdır.Nitekim eğer atatürk senin dediğin gibi osmanlıyı ayakta tutmaya çalışsaydı yine bişe değişmeyecekti.Köklü değişikliklerin yapılması lazımdı o yüzden de Yeni bir devlet kuruldu…

      İkincisi;ezan neden Türkçe okunmasın?Kuranı kerimi 5-6 defa hatim ettim ama kuranın ve de ezanın arapça dışında okunamaz diye birşey görmedim nereden çıkartıyorsun bu safsataları?

      üçüncüsü;neden her zaman TÜrkler islamiyeti yaymakla mükellf?yanlış anlamayın ama galiba dünyada tek müslüman devletmişsiz gibi konuşuyorsunuz hayaller dünyasından çıkın halife 1914 cihad ettide ne oldu?hangi müslümanlar hrıstiyanlarla savaştı?artık hrıstiyanlarla sadece bilim ve teknik alanında savaşırız yoksa Allah korusun adamların tek bir düğmeyle(nükleer silahlarla) bütün müslüman devletleri yok edebilecek güçleri varken sen çıkıp ayıptır söylemsi Ak-47 di yada başka bir piyade silahıyla yada G-3 lerlemi karşı çıkacaksınız?

      dördüncüsü;şuanki Türk devletinin amacı muasır devletlerind üzerine çıkmaktır yani heralanda gelişmek ve onları teknolojik,kültür,ekonomi vs.her alanda geçmektir.Bunun neresi hedefsizlik oluyor?yada küçük bir hedef oluyor?

      beşincisi;kardeş katliymiş sen nedediğinin farkındamısın?savaş esnasında bize gelip saldıranlara ne yapacaktık?gelin bizi öldürünmü diyecektik?Kuran-ı kerimde eğer saldırıya uğrarsanız onları öldürmenizde bir madi yoktur deniliyor bilmem farkındamısın?yada hiç kuran-ı kerim okudunmu?

      altıncısı;görende osmanlı süper güçken yıktık sanır.osmanlı 2.viyana kuşatmasından beridir çöküş halindeydi ifla etmiş başkenti işgal edilmiş ordusu olamayn memuruna aylarca maaşını ödeyemeyen ordusunu donatamayan bir devletten bahsediyorsun!yıkılmayacaktıda ne olacaktı o bataklıklar içinde kıvranacakmıydı?

      Daha neler yazılır neler ama buraya sığmaz o yüzden gidinde yalan tarih yerine doğru tarihi öğrenin,başklarında din dersi almayıp gidin kendiniz araştın okuyn tembeller gibi oturup bilginin beyninize girmesini beklemyen az çalışın az…saygılarla(Admin lütfen bu yorumu yayınla lütfen insanların doğruları öğrenmesi lazım.lütfen adanlar lozana fiyasko diyor yada kurtuluş savaşı abartılacak bişey değil diyor lütfen öyle yorumları ya sil yada onlara karşı yazılan bu tür yazılarıda yayıla lütfeeeen…)

    9. engin diyor ki:

      TEKİNE SESLENİYORUM: ÖNCELİKLE TÜRKÇE KURAN VE EZAN MESELESİ. BASİT BİR ROMANI BİLE BAŞKA BİR DİLE ÇEVİRİRKEN ASLİ MANALARINDAN ESTETĞNDEN ANADİLİNE AİT KELİMELERİN ÇAĞRIŞIM BULULARINDAN NELER KAYBETTİĞİNİ SÖYLEMEYE GEREK YOK. KURANI KERİM Kİ ZAMAN VE MEKAN NOKTASINDA CİHAN ŞUMUL EVRENSEL BİR BELAGAT FESAHAT VE DERİNLİĞİNE VE GENİŞLİĞİNE SONSUZ ANLAMLAR İHTİVA EDİYOR. HANGİ MANTIKLA VE MASLAHATA BİNAEN TÜRKÇE KURANDAN BAHSEDİYORSUN. TÜRKÇE ANCAK MEALİNİ YAZASIN O DA KURANIN BİZZAT KENDİSİ DEĞİLDİR. EZAN MESELESİNE GELİNCE; EĞER EZANDAN TEK MAKSAT SENİN DEDİĞİN GİBİ İNSANLARI İBADETE ÇEĞIRMAK OLSAYDI BİR TOP ATMAK YA DA TÜFEK SESİYLE BU DAHA KOLAY OLURDU. FAKAT EZANDAN MAKSAT AYNI ZAMANDA ALLAHI BİRLİĞİNİ VE RUBUBİYETİNİ İLAN OLDUĞU GİBİ TEVHİD İNANCININ CİHAN ŞUMUL TEŞMİLİDİR. MESELA SENİN DEDİĞİN GİBİ EZAN TÜRKÇE OLSA ÇİNLİ BİR MÜSLÜMAN TÜRKİYEDE EZANIN OKUNDUĞUNU ANLAYAMAZ YADA SEN İNGİLTEREYE GİTTİN EZAN İNGİLİZCE OKUNSA BUNU EZAN SESİ Mİ BELEDİYE ANONSUMU OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAKSIN. FAKAT EZAN ASLİ DİLİNDE KALMIŞ OLSA DÜNYANIN NERESİNDE OLURSAN OL ONUN EZAN OLDUĞUNU HER MÜSLÜMAN ANLAR DA BUNU SEN ANLAYAMAMIŞSIN.

      GELELİM LOZAN MESELESİNE. ACABA SEN LOZANIN MADDELERİNİ OKUDUN DA MI KONUŞUYORSUN BÖYLE PERVASIZCA. BEN SANA LOZANDAN ÖYLE MADDELER SÖLERİM Kİ MAHCUBİYETİNDEN KÜNTÜ TURABA DERSİN. LOZANIN 37. MADDESİNE BAK. TÜRKİYENİN KAHİR EKSERİYETİNDEN ESİRGENEN HAKLAR VE İMTİYAZLAR GAYRI MÜLİM AZINLIKLAA NASIL VERİLMİŞ VE BU HAKLAR BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN KORUMASINA TEVDİ EDİLMİŞTİR.SEN BUGÜN ONLARA VERİLEN HAKLARI İPTAL EDECEK YA DA ONLARIN HAKLARIYLA TENAKUZA DÜŞÜCEK ANAYASA BİLE YAPAMAZSIN. SEN HANGİ BAĞIMSIZLIKTAN BAHSEDİYORSUN. İSMET İNÖNÜ BATI TIRAKYAYI Kİ YÜZDE DOKSANI TÜRKTÜR ANADOLUDAN ÖNCE BAĞIMSIZLIĞINI İLAN ETMİŞ BU TOPRAK PARÇASINI BİZE DEĞİL DE BULGARLARA İSTEMİŞTİR. VENİZELOS BİLE ŞAŞIRMIŞTIR. GİT VENİZOLOSUN HATIRALARINI OKU, LOZAN ZABITLARINI OKU EZBERDEN KONUŞMAYALIM. BATUMU SATTIK DİYEMİ MUSULU SATTIK DİYE Mİ ADALARI BİZİM OLDUĞU HALDE İSTEMEDİK VE YUNAN ADALAR ÇEMBERİYLE KUŞATLDIK DİYE Mİ TEVFİK BIYIKLIOĞLUNUN LİMNİADASINI ZABTA GEÇMEYİ UNUTTUĞU İÇİN ALAMADIK DİYEMİ LOZAN ZAFER OLMUŞ.DOĞRUSU SİZE ŞAŞIYORUM. BUNLARI BİLDİĞİNİZ HALDE Mİ KONUŞUYORSUNUZ Kİ ÇOK VAHİM OLUR. YOKSA EZBERDEN KURUSIKI MI KONUŞUYORSUNUZ.

    10. engin diyor ki:

      TEKİN YİNE SANA: KURANI HATMETTİM ORDA TÜRKÇE EZANI TÜRKÇE KURANI YASAKLAYAN BİR AYET YOK DİYORSUN. HER BİDA DALALETE VE DALALET ATEŞE GÖTÜRÜR. DİDA NEDİR. DİNE SONRADAN İLAVE EDİLEN HER ŞEY. SENİN BU DEDİKLEİRİN BİDADIR.BİDA DA HADİSİ ŞERİFE GÖRE İNSANIATEŞE GÖTÜRÜR. KURANDA SİGARANIN ZARARINDAN DA BAHSETMİYOR BU KURANIN SİGARAYA İZİN VERDİĞİ ANLAMINNA MI GELİR. E BİLADER ARİFE İŞARET KAFİDİR, SÖZÜN TAMAMI FUKARAYI İDRAKE ANLATILIR.

    11. hasan diyor ki:

      lozan bir bvaşarı mı yoksa başarısızlık mı? mudanya da kazandığımız boğazları lozan da komisyona bırakıyoruz ayrıca 12 ada meselesi ismet inönü adaların nerede olduğunu bile bilmiyor. adalar elden gittikten sonra ege ziyaretinde 12adayı görüyor burası nere diye soruyor .12ada olduğunu söyleyince ”bize bu kadar yakın mıydı” diyor. acaba bu mu başarı?

    12. ulvi diyor ki:

      düsüncesizler sizler birileri tarafindan yönetiliyorsunuz sonuc gene ayni degisen sey yok
      ibnelerle ve yahudiler bu dünyayi yönetiyor bunu önce kabul edin.

    13. Fikret diyor ki:

      Bu ülkede din ve devlet işleri birbirine karıştırılmadıgı sürece , din ile siyaset ve ticari ilişki yapılmadıgı gün , Bu ülke gelişmiş bir ülke olacak , aksi takdirde 50 yıldır gelişmekte olan ülke ….. Araplara gelince , osmanlı devletinin yok olmasında önderlik edenler yine araplardır , Kısacası Türkiye nin önünün açılacagı görüldüğü an , batınında işbirliğiyle , bu tür saçma savaşlar çıktı , önce IRAK , AFGANİSTAN , FİLİSTİN , Türkiye bunları umursamaz ise karlı çıkacak umursayıp , biz kardeşiz , arapları ezdirmeyiz derse , batının planı yerini bulmuş olacak..Batı TÜRKİYE nin zaafının dini oldugunu çok iyi biliyor ve bunu çok iyi degerlendiriyor,Tarih de her zaman görüldüğü gibi , dinine sadık ve dinini hakkıyla yaşayan tek toplumö TÜRKLER dir… Filistin zamanında topraklarını birer ikişer sattı,yeni yetme devletlere boyun egdi , Ülkelerini savunmak için ne yaptılar ?.. Türkiye nin gelecege aydınlık bakması için LAİKLİK halk arasında uygunlanmalıdır…Neyi ne zaman niçin yapacagımızı çok iyi bilmeliyiz , bizleri bölmek isteyenlere en iyi o zaman verilmiş olacaktır…

    14. Vedat diyor ki:

      Arkadaşlar evet lozan 2012 de bitecek bu önemli ama asıl önemli olan Misak-i Milli uygulanacak mı ? biliyorsunuz biz lozana Misak-i Milli ile gittik ama lozanda belirlenen sınırlarla yetindik sizce ne olacak ?

    15. Doğan Aksu diyor ki:

      İsmet İnönü, Hem Osmanlı zamanında asker, hemde Türkiye Cumhuriyeti nin “paşa” sı, yani generalidir.. Bir Generalin 12 adanın, veya herhangi bir yörenin yerini bilmemesini düşünmek ahmaklıktır.. İsmet Paşa, çok zeki ve nüktedan bir asker ve siyasetçiydi.. Onu eleştirenler önce bir aynaya dikkatlice bakıp kendilerinin “ne” olduğuna, “ne kadar” olduğuna bakmalıdırlar..
      Hele hele Atatürk’ü eleştirebilmeye kalkışanlar? Tımarhane delisinden başka birşey değildirler..
      Gençlerin bir fikri mutlaka olmalıdır.. Ama böyle pervasız, yarım bilgiyle, yaşamda herhangi bir konuda uzmanlık bile edinememişken, allame-i Cihan tavrıyla konuşmak, vede grup halinde.. Deliler koğuşundaki sohbetden daha kıymetli değildir, komiktir.. Önce gidin bir baltaya sap olun bakalım..

    Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?





    Telif Hakları Saklıdır 2010 ©
    Tema: Popho V2 (Anarşik Çocuk) | Altyapı: Wordpress Kanalizasyon: Kadınca Konular